Nama Yazılı Hisse Senedi Nedir?

 

Nama yazılı hisse senedi nedir?

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)’nun 484’üncü maddesinde “Pay senetleri, hamiline veya nama yazılı olur.  Bedelleri tamamen ödenmemiş olan paylar için hamiline yazılı pay senetleri çıkarılamaz. Bu hükme aykırı olarak çıkarılanlar geçersizdir. İyiniyet sahiplerinin tazminat hakları saklıdır.” denilmiştir.

Anonim şirketin hisse senetleri, hamiline veya nama yazılı olur. Nama yazılı hisse senedi, isminden de anlaşılacağı üzere, senedin içeriğinden sahibinin kolayca anlaşılacağı bir kıymetli evraktır. Kısaca tanımlamak gerekirse, hisse senetlerinin türlerinden biri olan nama yazılı hisse senedi, belirli bir gerçek veya tüzel kişi adına düzenlenmiş olan ve o kişinin anonim şirkette sahip olduğu payları temsil eden senettir.

Ülkemizde anonim şirketlerin payları ve hisse senetleri genelde nama yazılıdır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda “hisse senedi” yerine “pay senedi” tabiri yasal terim olarak kullanılmıştır. Bu nedenle, “nama yazılı hisse senedi” ile “nama yazılı pay senedi” aslında aynı kavramlardır.

Nama yazılı hisse senedi bastırma zorunluluğu

Mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda anonim şirketlere hisse senedi bastırma zorunluluğu getirilmemiştir Bu nedenle, 6102 sayılı Kanun öncesinde nama yazılı paylar genelde senede bağlanmamış, özellikle, hisse senedine dayalı pay devrinden doğan kazançlara sağlanan vergisel avantajları bilen şirketler nama yazılı hisse senedi bastırma yoluna gitmiştir.

Ancak, 1 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK), anonim şirketlere, gerekli koşulun oluşması durumunda, nama yazılı hisse senedi bastırma zorunluluğu getirmiştir.

Nama yazılı hisse senedi bastırma zorunluluğunun koşulu

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, payları nama yazılı olan anonim şirketlerde nama yazılı hisse senedi çıkarma zorunluluğunu bir koşula bağlamıştır. Bu koşul, nama yazılı hisse senetlerinin bastırılması için azlığın talepte bulunmasıdır. Çünkü, TTK’nın 486’ncı maddesinin üçüncü fıkrasında; “Azlık istemde bulunursa nama yazılı pay senedi bastırılıp tüm nama yazılı pay senedi sahiplerine dağıtılır.” denilmiştir. Azlık ile kastedilen, şirket sermayesinin en az onda birini oluşturan ortaklardır.

Bu nedenle, halka açık olmayan anonim şirketlerde (diğer bir ifadeyle, “kapalı anonim şirket”) azlığın, yani şirket sermayesinin en az onda birini oluşturan pay sahiplerinin talebi üzerine, nama yazılı hisse senetleri bastırılmalı ve bütün nama yazılı pay sahiplerine dağıtılmalıdır. Burada dikkat edilecek bir diğer husus, azlığın talebi halinde, sadece azlık için değil bütün nama yazılı pay sahipleri için nama yazılı hisse senedinin bastırılması gerekliliğidir.

Nama yazılı payların senede bağlanmasını isteyen ve şirket sermayesinin en az onda birini oluşturan ortaklar –tek ortak bu oranı sağlayabileceği gibi birden fazla ortak da bu oranı sağlayabilir- yönetim kuruluna müracaat ederek nama yazılı hisse senedi bastırılmasını talep etmelidir.

Azlık istemeden de nama yazılı hisse senedi bastırılabilir mi?

Azlığın talebi üzerine, nama yazılı payların sahiplerinin tamamı için nama yazılı hisse senedi bastırılır ve bu ortaklara dağıtılır. Azlığın böyle bir talepte bulunmaması durumunda ise, yasal olarak nama yazılı hisse senedi bastırma zorunluluğu doğmaz. Kanun Koyucu, bu düzenleme ile kapalı anonim şirketlerde, özellikle aile şirketlerinde hisse senedinin bastırılmaması ve dağıtılmaması yoluyla baskı yapılması, ortakların bu sıfatlarını ispattan yoksun bırakılmaları, devir olanaklarının sınırlandırılması gibi hukuka aykırı yöntemlerin önüne geçmeyi amaçlamıştır.

Öğretideki görüş “anonim şirketlerde azlık talep etmese dahi nama yazılı hisse senedi çıkarılabilir mi?” sorusuna olumlu cevap verilmesi yönündedir.  TTK’nın 486’ncı maddesinin üçüncü fıkrasının gerekçesinde “Bu hükümle nama yazılı pay senetlerinin bastırılması olanağının yolu açılmıştır. Hüküm uyarınca azlık isterse nama yazılı pay senedi bastırılıp tüm nama yazılı pay senedi sahiplerine dağıtılacaktır. Böylece kapalı anonim şirketlerde özellikle aile şirketlerinde pay senedinin bastırılmaması ve dağıtılmaması yoluyla baskı yapılması, pay sahiplerinin bu sıfatlarını ispattan yoksun bırakılmaları,  devir olanaklarının sınırlandırılması gibi hukuka aykırı yöntemlerin önüne geçilmiştir.” denilmiştir.

Yasa Koyucu, böylece, şirketin hisse senedi çıkarmaya yanaşmaması durumunda azlığa böyle bir talep hakkı tanımakta ve talebin reddi halinde mahkemeye müracaatı mümkün kılmaktadır. Ancak, azlıktan böyle bir talep gelmese dahi şirket nama yazılı hisse senedi bastırıp ortaklarına dağıtıyorsa, zorunlu değil ihtiyarî olarak nama yazılı hisse senetlerinin bastırılması tercih ediliyor demektir ki, Yasa Koyucunun anılan hükmü getirmesinin temel amacı da budur. Ayrıca, TTK’da azlığın talebi olmadan nama yazılı hisse senedi bastırılamayacağına dair bir kısıtlama da bulunmamaktadır.

Dolayısıyla, azlık talepte bulunmamış olsa dahi, anonim şirkette yönetim kurulunun nama yazılı hisse senedi bastırıp ortaklara dağıtması mümkündür[1].

Nama yazılı hisse senedi bastırmak için yönetim kurulu kararı  alınması

TTK’nın 486 ncı maddesinin ikinci fıkrasında “Yönetim kurulunun hamiline yazılı pay senetlerinin bastırılmasına ilişkin kararı tescil ve ilân edilir, ayrıca şirketin internet sitesine konulur.” denilmiştir. Anılan hükümden, yönetim kurulunun hamiline yazılı hisse senedi çıkarmadan önce bir karar alıp bu kararı tescil ve ilan ettirmesi gerektiği sonucu çıkmaktadır.

Ancak, nama yazılı hisse senedi bastırılması için yönetim kurulu kararı alınacağı, tescil ve ilan ettirileceği yönünde bir hükme yer verilmemiştir. Dolayısıyla, anonim şirket yönetim kurulunun nama yazılı hisse senedi bastırılması hususunda bir karar alıp tescil ve ilan ettirmesi şart değildir. Ancak, yönetim kurulu, tescil ve ilan edilmemek kaydıyla, azlığın talebine istinaden nama yazılı pay senedi çıkarılması yönünde bir karar alabilir.

Nama yazılı hisse senedi ne zaman çıkarılır? Ne zaman çıkarılmaz?

Nama yazılı hisse senedi, azlığın talebine veya yönetim kurulunun kararına göre, istenildiği zaman çıkarılabilir. Bu konuda, hamiline yazılı hisse senetleri için öngörülen üç aylık süre gibi belirli bir süre öngörülmemektedir.

Ancak, nama yazılı hisse senedinin çıkarılmaması gereken bir zaman vardır. Şöyle ki, TTK’nın 486 ncı maddesinin birinci fıkrasında “Şirketin ve sermaye artırımının tescilinden önce çıkarılan paylar geçersizdir; ancak, iştirak taahhüdünden doğan yükümlülükler geçerliliklerini sürdürür.” denilmiş, aynı maddenin dördüncü fıkrasında da “Tescilden önce pay senedi çıkaran kimse, bundan doğan zararlardan sorumludur.” hükmüne yer verilmiştir.

Örneğin, şirketin kuruluşu esnasında veya sermaye artırımında, nakden taahhüt edilen nama yazılı payların bedelleri tamamen ödenmiş ancak kuruluş veya sermaye artırım işlemi henüz ticaret siciline tescil edilmemişse, yönetim kurulu nama yazılı hisse senedi çıkarmamalı, tescili beklemelidir. Aksi takdirde, çıkarılan nama yazılı hisse senetleri geçersiz olur.

Nama yazılı hisse senedinde yer alması gereken bilgiler nelerdir?

Anonim şirket tarafından bastırılan nama yazılı hisse senetlerinin TTK’nın aradığı şekil ve içerikte olması gerekir. TTK’nın 487’inci maddesine göre nama yazılı hisse senetlerinin;

– şirketin unvanını,

– sermaye tutarını,

– kuruluş tarihini,

– bu tarihteki sermaye tutarını,

– çıkarılan pay senedinin tertibini,

– bunun tescili tarihini,

– senedin türünü ve itibarî değerini,

– kaç payı içerdiğini

– sahiplerinin adı ve soyadını veya ticaret unvanını,

– yerleşim yerini,

– pay senedi bedelinin ödenmiş olan miktarını

belirtmesi ve şirket adına imza etmeye yetkili olanlardan en az ikisi tarafından imza edilmiş olması şarttır.

Yönetim kurulunun bastıracağı nama yazılı hisse senetlerinde asgarî olarak yukarıda belirtilen bilgilere yer verilmesi gerekir.

Nama Yazılı Hisse Senedinin Hamiline Yazılı Hisse Senedine Dönüştürülmesi

Bazı anonim şirketler hamiline yazılı hisse senedi çıkarma yükümlülüğünden kurtulmak için paylarını nama yazılı hale dönüştürmek, bazı şirketler ise ortaklarının açıkça bilinmemesi için nama yazılı payları hamiline yazılı hale dönüştürmek isteyebilirler.

TTK, payın türünün dönüştürme yoluyla değiştirilebileceğini hükme bağlamaktadır. Bu kapsamda, nama yazılı hisse senedi, hamiline yazılı hisse senedine dönüştürülebilir. Bunun için, şirket esas sözleşmesinde değişikliğe gidilmesi gerekir.

Ayrıca, TTK’nın 485’inci maddesine göre, nama yazılı hisse senetlerinin hamiline yazılı hisse senetlerine dönüştürülebilmesi için payların bedellerinin tamamen ödenmiş olması şarttır. Aksi takdirde, dönüştürme geçersiz olur.

Yıpranmış veya hatalı bastırılmış nama yazılı hisse senetleri

Nama yazılı hisse senedinin kullanılamayacak derece yıpranmış olması halinde, yeni nama yazılı hisse senedi basılmalıdır.

Nama yazılı hisse senetleri nasıl devredilir?

TTK’nın “nama yazılı payların ve pay senetlerinin devrinde ilke” başlıklı 490’ıncı maddesinde “Kanunda veya esas sözleşmede aksi öngörülmedikçe, nama yazılı paylar, herhangi bir sınırlandırmaya bağlı olmaksızın devredilebilirler. Hukukî işlemle devir, ciro edilmiş nama yazılı pay senedinin zilyetliğinin devralana geçirilmesiyle yapılabilir.” hükmüne yer verilmiştir. Bu hükme göre, nama yazılı hisse senetlerinin devri için, senedin ciro edilmesi ve devralana teslim edilmesi gerekir[2].

Senede bağlanmamış nama yazılı paylar nasıl devredilir?

Gerek mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu (ETK)’nda gerekse 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)’nda, payların devri, sadece hisse senetleri –nama ve hamiline yazılı– yönünden ele almış, hisse senedinden bağımsız çıplak payların devrine ilişkin herhangi bir düzenleme getirilmemiştir[3]. Böylece, TTK da, aynen ETK’da olduğu gibi, “senede bağlanmamış payın (çıplak payın) devri” konusunda sessiz kalmıştır[4].

Oysa, payın senede bağlanmadığı, diğer bir deyişle hisse senedinin çıkarılmadığı durumlar da söz konusu olabilir. Bu nedenle, senede bağlanmamış olan ve “çıplak pay” olarak tabir edilen payların devrinin nasıl yapılacağının ortaya konulması gerekir. ETK uygulamasında şirketlerin genelde hisse senedi bastırmaması ve pay sahipliğinin kayden takip edilmesi nedeniyle, çıplak payların devri, uygulama ve yargı kararları ışığında şekillenmiştir. Bu yönüyle, uygulamada çıplak payların devri genel hükümlere göre yapılmakta, ortak ile payları satın almak isteyen üçüncü kişi yahut diğer ortaklar arasında yazılı bir “Hisse Devir Sözleşmesi”nin imzalanmakta ve keyfiyetin pay defterine işlenmesini teminen sözleşmenin bir nüshasının şirkete verilmektedir[5].

Nama yazılı hisse senetlerinin devrinin sınırlandırılması

Anonim şirketlerde ilke, nama yazılı payın veya nama yazılı hisse senedinin serbestçe devredilebilmesidir. Payın serbestçe devredilebilirliği ilkesinin uygulanmasında; payın, çıplak veya hisse senedine bağlanmış olmasının bir rolü bulunmamaktadır. Şirketin, ortaklarının, şirketle ilgisi olan üçüncü kişilerin çıkarlarının korunması ve gözetilmesinin hedeflendiği hallerde, istenmeyen kişilerin ortak olmalarını engellemek için gerek Türk Ticaret Kanunu’nda gerekse özel kanunlarda istisnalar öngörülmüştür. Bu kanuni yasak ve sınırlamaların yanında, emredici hükümlere aykırı olmamak kaydıyla, şirket esas sözleşmesiyle bağlam gibi payın devrine dair sınırlama getirilmesi mümkün kılınmıştır[6].

Bu yönüyle, anonim şirketlerde, nama yazılı hisse senedine bağlı olan paylar ile çıplak payların devrinin sınırlandırılması mümkündür.

TTK’nın 491’inci maddesine göre, bedeli tamamen ödenmemiş nama yazılı paylar, ancak şirketin onayı ile devrolunabilir. Bu sınırlama, kanunî intikallerde uygulanamaz. Bir başka deyişle, eğer devir miras, mirasın paylaşımı, eşler arasındaki mal rejimi hükümleri veya cebrî icra yoluyla gerçekleşmişse, nama yazılı payların bedelleri tamamen ödenmemiş bile olsa, şirketin onayına gerek yoktur[7].

Öte yandan, TTK’nın 493’üncü maddesinde “Şirket, esas sözleşmede öngörülmüş önemli bir sebebi ileri sürerek veya devredene, paylarını, başvurma anındaki gerçek değeriyle, kendi veya diğer pay sahipleri ya da üçüncü kişiler hesabına almayı önererek, onay istemini reddedebilir.” denilmiştir. Bu hüküm uyarınca, anonim şirket borsaya kote edilmemiş bulunan payların ve hisse senetlerinin devrine onay vermeyi şu iki halde reddedebilir:

  1. a) Esas sözleşmesinde öngörülmüş bir haklı sebebe dayanarak,
  2. b) Devreden kişiye, devre konu payları/pay senetlerini, başvurma anındaki gerçek değeri ile kendi veya diğer pay sahipleri ya da üçüncü kişiler hesabına almayı önererek.

Ancak, anonim şirket her türlü haklı görülebilecek sebebi “haklı sebep” olarak esas sözleşmesine koyamaz. Haklı sebepler, kanunen gösterilmiş olan kategorilerden birine girmelidir.

Nama yazılı hisse senetlerinin pay defterine kaydedilmesi

Anonim şirketler pay defteri tutmakla yükümlüdür. Pay defteri, anonim şirketlerde pay sahiplerinin kaydedildiği ciltli ve sayfaları müteselsil sıra numaralı defterdir.

Anonim şirketlerde pay defterine, senede bağlanmamış paylar ile nama yazılı hisse senedi sahipleri kaydedilir. Bu nedenle, nama yazılı hisse senedi bastırıldıktan sonra bu senetlere ve sahiplerine dair kaydın pay defterine işlenmesi gerekir.

Pay defterine yapılacak kayıtların en az aşağıdaki bilgileri içermesi şarttır:

  1. a) Pay sahibinin adı soyadı veya unvanı,
  2. b) Pay sahibinin iletişim bilgileri,
  3. c) Varsa pay üzerindeki intifa hakkı sahiplerinin adı soyadı veya unvanı ve intifa hakkı sahibi oldukları paylar,

ç) Varsa intifa hakkı sahiplerinin iletişim bilgileri,

  1. d) Payın nominal değeri,
  2. e) Sahip olunan pay sayısı ve toplam tutar,
  3. f) Payın tertibi,
  4. g) Payın edinme tarihi,

ğ) Deftere kayıt tarihi,

  1. h) Payın senede bağlanıp bağlanmadığı ve türü,

ı) Payın edinimi ve devrine ilişkin gerekli açıklamalar.

Her pay sahibi defterde ayrı bir sayfada izlenir. Payı ve hisse senedini devralan yeni ortak veya pay sahibi de ayrı bir sayfada izlenir.

Nama yazılı hisse senedi devirlerinin pay defterine kaydedilmesi

Nama yazılı hisse senetlerinin devrinde, hisse senedi ciro edilir ve devralana teslim edilir. Buna ilave olarak, devrin şirkete karşı hüküm ifade edebilmesi için, pay defterine kaydedilmesi gerekir. Çünkü, şirketle ilişkilerde, sadece pay defterinde kayıtlı bulunan kimse pay sahibi olarak kabul edilir[8].

Nama yazılı hisse senetlerinin devrine ilişkin içtihatlar da;

  • Nama yazılı hisse senetlerinin devri için, bir temlik beyanı veya senedin arkasında tam bir cironun yapılmasının, ayrıca senedin zilyetliğinin devir ve tesliminin zorunlu olduğu,
  • Bu iki unsurdan birinin yokluğu halinde yapılan devir işleminin geçersiz sayılacağı,
  • Türk Ticaret Kanunu uyarınca hisse senedinin kanuna uygun olarak devredildiği ispat edilmedikçe, devir alan pay defterine yazılamayacağı,
  • Pay devrinin şirkete karşı ancak pay defterine kayıtla mümkün olacağı yönündedir[9].

Yazıcıdan çıkarılan nama yazılı hisse senedi geçerli midir?

İlgili vergi kanunları ile getirilen istisnalardan faydalanmak için, hisse senedinin yasal koşullara uygun bir şekilde çıkarılması gerekir. Bu hususta dikkate alınacak yasa ise Türk Ticaret Kanunu’dur. Mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu (ETK)’nda hisse senedi çıkarmak isteyen şirketler için, hisse senedinin bastırılmasına ilişkin herhangi bir yöntem yahut bir güvenlik önlemi öngörülmediğinden, hisse senetlerinin, herhangi bir matbaada bastırılması yahut bilgisayar çıktısı olarak alınması tercih edilmiştir. Hatta, bazı yazarlar bunu önermiş, meslek mensupları da kolay olduğu için bu yolu benimseyip mükelleflerine önermişlerdir. Hâla bazı şirketlerin, meslek mensuplarının yönlendirmeleriyle yazıcıdan hisse senedi ve ilmühaber bastırdıklarını duymaktayız. Oysa, TTK hisse senedinin çıkarılması noktasında eski Ticaret Kanunu’ndan ayrılmış olduğundan, yazıcıdan çıktı olarak alınan hisse senedinin geçerliliği de eski düzenlemeden ayrılmaktadır.

ETK pay (hisse) senetlerinin güvenliği konusunda herhangi bir düzenleme içermemiştir. Bu nedenle, eski uygulamada yazıcıdan çıktı olarak alınan hisse senetleri dahi geçerli kabul edilmiş, hatta bu konuda şirketlere yol gösterilmiştir. Ancak, TTK’nın “pay senetlerinin şekli” kenar başlıklı 487’nci maddesinin ilk fıkrasında pay senetlerinde bulunması gereken bilgiler sayıldıktan hemen sonra “Kapalı şirketlerde baskı şeklinde imzanın delikli olması veya sahtekârlığı engelleyici diğer güvenlik önlemlerinin uygulanması gerekir.” hükmüne yer verilmiştir. Bahsi geçen hüküm emredicidir. Bu nedenle, anonim şirket tarafından çıkarılacak hisse senetlerinde, sadece şekli unsurların bulunması yeterli görülmemiş, anonim şirket tarafından bastırılacak hisse senetlerine bazı güvenlik önlemlerinin uygulanması zorunlu hale getirilmiştir.

Anılan hükümden kıymetli evrak olan hisse senedi bastırırken, kolayca taklit edilmesini engelleyici ve sahtekarlığı önleyici birtakım güvenlik önlemlerin alınmasının (teknolojik hologram, gizli yazı, filigran ve benzeri uygulamaların tatbik edilmesi) şart koşulduğu açıktır. Sahtekarlığı önleyici bu güvenlik önlemlerini ise şirket yazıcısından alınan basit bir A4 kağıdına yazdırılmış hisse senedinin sağlayamayacağı açıktır.

Bu kapsamda, öğretide TTK’nın yürürlüğe girdiği 1 Temmuz 2012 tarihinden sonra, yazıcıdan çıkarılıp imzalanan hisse senetlerinin geçerli olmadığı yönünde görüşler bulunmaktadır. Çünkü, vergi istisnalarından faydalanabilmek için, devrin hisse senedi ile yapılması gerekir. Devre konu olabilmesi için de ortada yasaya ve usulüne uygun bir şekilde çıkarılmış hisse senedinin bulunması şarttır. Yazıcıdan alınan hisse senedinde sahtekarlığı önleyici herhangi bir güvenlik önlemi bulunmayacağından, yasaya uygun şekilde düzenlenmiş bir hisse senedinden de bahsetmek mümkün olmayacaktır [10].

Nama yazılı hisse senedi basım ve danışmanlık hizmetlerimiz

Nama yazılı hisse senedi bastırılması, Türk Ticaret Kanunu’nda, senet içerisinde yer verilmesi gereken asgarî bilgilerden taşıması gereken güvenlik önlemlerine kadar birçok husus bir takım emredici kurallara bağlanmıştır.

TTK’nın aradığı nitelikleri taşıyan bir nama yazılı hisse senedi basımı, senedin geçerli sayılması için olmazsa olmaz koşullardandır. Nama yazılı hisse senedi basım aşamaları hakkında ayrıntılı bilgi alabilirsiniz.

AEK olarak nama yazılı hisse senedi basımında uyguladığımız yüksek güvenlik önlemleri hakkında ayrıntılı bilgi alabilirsiniz.

Nama yazılı hisse senedi hakkında daha detaylı bilgi edinmek için bizimle irtibata geçebilirsiniz.

Tel: +90 216 573 22 40 – +90 216 573 22 41

[1] Altaş, Soner, İsteğe Bağlı Nama Yazılı Pay Senedi Bastırılabilir mi?, Dünya Gazetesi, 20/11/2015

[2] Altaş, Soner, Anonim Şirketlerde Çıplak Paylar İle Pay Senetlerinin Devri Nasıl Yapılır?, Diyalog Dergisi, 2014, S.316, s.51-52

[3] Narbay, Şafak, 6102 Sayılı Yeni Türk Ticaret Kanununa Göre Anonim Ortaklıkta Pay ve Pay Senetlerinin Devri, EÜHFD, C.16, S.3-4, 2012, s.206; Altaş, 2014, s.52

[4] Narbay, 2012, s.208

[5] Altaş, 2014, s.53

[6] Taşdelen, Nihat, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Anonim Ortaklık Pay Devrine Getirdiği Sınırlamalar, Dokuz Eylül Hukuk Fakültesi Dergisi, C.16, Özel Sayı (Prof.Dr. Hakan Pekcanıtez’e Armağan), 2014, s.3351-3352.

[7] Altaş, Soner, Anonim Şirketlerde Pay Devrinin Sınırlandırılması, Mali Çözüm Dergisi, 2009, S.95, s.171-186

[8] Altaş, Soner, Anonim Şirketlerde Çıplak Paylar İle Pay Senetlerinin Devri Nasıl Yapılır?, Diyalog Dergisi, 2014, S.316, s.51-52

[9] Altaş, 2014, s.52

[10] Altaş, Soner, Yazıcıdan Çıkarılan Hisse Senedi Geçerli midir?, Dünya Gazetesi, 15/02/2021

Güncellenme : 01.04.2021

Yararlı Yazılar

Nama Yazılı Hisse Senedi Yerine İlmühaber Çıkarma Dönemi Bitti (mi)?
Nama Yazılı Hisse Senedi Yerine İlmühaber Çıkarma Dönemi Bitti (mi)?

Pay Defteri
Pay Defteri